31 Temmuz 2014 Perşembe Saat 18:30    Künye   İletişim   Sitene Ekle   Mardin   Midyat   Nusaybin   Kızıltepe   Dargeçit   Mazidağı   Savur   Derik   Ömerli   Yeşilli
 
Gerçeği Yazdıkları Tespit Edilmiştir 5 haberi - Mardin Gündem
Gerçeği Yazdıkları Tespit Edilmiştir 5
Savcı ve polisin tutsak arkadaşlarımızdan Topaloğlu ile Yıldız hakkındaki suçlamaları sadece ve sadece Fırat Haber Ajansı’na haber yapmak ve Roj TV’ye haber aktarmak.
21 Ağustos 2012 Salı Saat 12:44

Gazetecinin işi haber yapmaktır!

ANF’YE HABER YAPMIŞ DAHA NE!

Savcı ve polisin Özgür Basın’a yönelik “KCK” operasyonunda tutuklanan gazeteci İsmail Yıldız hakkındaki “suçlamaları” savcının keyfiliğini ve hukuksuzluğunu da ortaya koyuyor. Savcıya göre; Yıldız’ın ANF’ye ücret karşılığında haber yapması, BDP Milletvekili Sebahat Tuncel’in basın toplantısını gazeteci olarak izlemesi suç.

NİYE HABER YAZIYOR ACABA!

DİHA muhabiri Sadık Topaloğlu’nun, ‘suçu’ ise akıllara zarar: “Yaptığı haberler, habercilik kapsamındaki telefon görüşmeleri, sendikaların eylemini izlemek, telefon görüşmesi yaptığı bir kişiye, ‘Acil haber yazmam gerekiyor, o yüzden çıkamıyorum’ demesi, Heybeliada’daki bir haberle ilgili yaptığı telefon görüşmesi.”



Kürt basınında çalışmak savcı için suç

Tutuklu bulunan arkadaşlarımızın Özgür Gündem, DİHA, Azadiya Welat ve Fırat Dağıtım’da çalıştıklarının dışında bir “suç” delili bulamayan polis ve savcı, hayali gizli tanıklarla delil yaratmaya çalıştıkları İsmail Yıldız hakkındaki suçlamalarda açıkça görülmektedir. Yıldız sadece bir kere yurt dışına çıkmış olmasına rağmen gizli tanığın kendisini kırsalda gördüğünü ileri sürmesi, iddianamenin ne kadar temelsiz olduğunu göstermektedir. Yine Sadık Topaloğlu hakkında delil bulamayan polis, bu kez bir sendikacıyla yapmış olduğu telefon görüşmesini ve Roj Tv’ye bir haber aktarmasını “suç” delili olarak göstermeye çalışılıyor. Savcı ve polisin ortak iddianamesinde görülüyor ki her iki arkadaşımızın gazetecilik mesleği dışında hiçbir faaliyetleri bulunmamaktadır. Bugün Yıldız ve Topaloğlu hakkında ileri sürülen saçmalıkları paylaşıyoruz.

ANF’ye haber yaptığı için tutuklu

Tutuklu bulunan İsmail Yıldız, gözaltı süresi dolduktan sonra savcıya verdiği ifadede kendisinin ANF’ye ücret karşılığında haber yaptığını ve Ravin Sterk isminin ailesi tarafından küçüklüğünden itibaren verildiğini beyan etmesine rağmen savcının, “ANF’ye haber yaptığı” tespit edilmiştir şeklinde bir değerlendirmede bulunması dosyanın ciddiyetini ortaya koyuyor. Yine Yıldız’ın arşiv kayıtlarını inceleyen savcı, “18.11.2005 günü DEHAP Isparta il teşkilatının organize ettiği bir basın açıklamasına katıldığı, 14.08.2008 tarihinde Adana Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan KCK/PKK operasyonunda gözaltına alındığı ve savcılık tarafından serbest bırakıldığı” şeklinde “suç” unsurlarına rastlamış. Savcı bununla yetinmeyip, 16.01.2011 tarihinde İstanbul BDP İl Örgütü’nün Beyoğlu’nda düzenlediği ve Milletvekili Sebahat Tuncel’in katıldığı bir basın açıklamasına, Yıldız’ın gazeteci kimliğiyle katıldığını şu cümlelerle itiraf ediyor: “Söz konusu eyleme şüphelinin de gazeteci görünümünde katıldığı ve buradan elde ettiği görüntü ve haberleri örgütün yayın organlarına aktardığı değerlendirilmiştir.” Buna benzer onlarca açıklamayı gazeteci olarak takip eden Yıldız’a, ‘KCK’li diye yapılan tüm suçlamalar, gazetecilik faaliyetlerinden oluşuyor.

Örgüte katılmış!

Haber yaptığı ANF’nin yetkilisiyle, MSN üzerinden yaptığı görüşmelerin de, delil olarak sunulduğu iddianamede, yine gizli tanık Bahar devreye giriyor. Bahar’ın, Yıldız’ın basın komitesinde yer aldığına dair konuşması ve delili şöyle: “Basın komitesi’nde yer aldığını sadece ‘biliyorum” Ancak savcının kayıt altına aldığı pasaport bilgilerine göre; Yıldız’ın, “25.08.2011 - Saat; 13.27 İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan çıkış yaptığı, 04.09.2011 -Saat; 12.27 İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan giriş yaptığı görülmüştür” deniliyor. Buradan da anlaşılıyor ki Yıldız, hayatında sadece bir kez yurt dışına çıkmış ve geri gelmiş.

Yine 1 No’lu gizli tanığın ifadesine göre Yıldız, 2001 yılında PKK’ye katılmak için kırsal alana gitmiş. 2001 yılında “örgüte” katılan Yıldız’ın, 2003 yılından itibaren DİHA’da muhabirliğe başlaması, bir hayli ilginç. Ayrıca savcının hukiki değerlendirmesinde Yıldız’ı, sadece ANF’ye yaptığı haberlerle suçlaması ve Yıldız’ın “örgüte katıldığı”na hiç değinmemesi de iddiaların temelsiz olduğunu güçlendiriyor.

Roj TV’ye konuştu

KCK Gazeteciler İddianamesi’nde Topaloğlu’nun yaptığı haberler, habercilik kapsamındaki telefon görüşmeleri “suç delilleri” olarak gösteriliyor. Bir sendikacının Taksim’de yapacakları basın açıklamasıyla ilgili Topaloğlu’nu araması, telefon görüşmesi yaptığı bir kişiye “Acil haber yazmam gerekiyor, o yüzden çıkamıyorum” demesi, Heybeliada’daki bir haberle ilgili yaptığı telefon görüşmesi, Urfa’da yapılacak mitingle ilgili Roj TV’nin kendisiyle telefon bağlantısı yapmak istemesi, iddianamede suç delilleri olarak yer alıyor.


İsmail Yıldız

İsmail Yıldız, 2003 yılında DİHA’nın açtığı bir meslek devresine katılarak gazeteciliğe başladı. Yıldız, hem tiyatro hem de gazeteciliği tutuklandığı güne kadar birlikte sürdürdü. Yıldız, 2009’da İstanbul’da bir grup arkadaşıyla birlikte Teatra Demsal isimli bir tiyatro grubu kurarak, Kürtçe oyunlar sahneledi. Yıldız, DİHA’dan ayrıldıktan sonra ANF’de çalışmaya başladı ve tutuklanma sürecine kadar burada gazetecilik yaptı. Yıldız, aynı zamanda Dersim Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürüydü. Yıldız’ın KCK gazeteciler iddianamesinde suçlandığı konular, meslektaşlarıyla yaptığı haber amaçlı telefon görüşmelerinden oluşuyor. Facebook sayfasında yer alan yazılar da iddianamede suç delili olarak yer alıyor. İsmail Yıldız’ın kuşkusuz özel bir durumu da var: Zerya Zin. Yıldız’ın henüz göremediği kızı Zerya Zin, o tutuklandıktan sonra dünyaya geldi. Yıldız, kızı doğmadan önce yazdığı bir mektupta, sevincini şöyle yansıtmıştı: “Bir kızımız olacak. Şimdi sekizinci ayında, nisan başında doğacak. Biz ona okyanus kadar engin olsun diye Zerya (Okyanus), ay kadar masum ve apak olsun diye de Zîn (Ay) ismini koymayı uygun gördük.”


Sadık Topaloğlu

DİHA Riha muhabiri olan Sadık Topaloğlu, 1985 yılında Semsûr’un (Adıyaman) Kahta ilçesinde doğdu. 24 Aralık 2011 günü, ‘Özgün Basın’a, yönelik yapılan baskınlarda tutuklandı. O tarihten bu yana Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Yaptığı haberlerin delil gösterildiği iddianamede Topaloğlu, örgüt üyesi olmakla suçlanıyor. Topaloğlu, İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde hala öğrenci.

ÖZGÜRGUNDEM

Yorum Yaz Haberi Yazdır Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş

YORUMLAR
   Henüz yorum yapılmadı.
DİĞER HABERLER :

ANKET :
Cumhurbaşkanlığı Seçimini Kim Kazanır

(C) 2011 - Mardin Gündem       ANASAYFA     HAKKIMIZDA (KÜNYE)      İLETİŞİM       Ana Sayfam Yap      Sık Kullanılanlara Ekle

milhaber – mil

YAŞAM       EĞİTİM       RÖPORTAJLAR       KÜLTÜR-SANAT       BİLİM       SAĞLIK       DÜNYA       SPOR       EKONOMİ       SİYASET       GÜNCEL      

MARDİN / NUSAYBİN / KIZILTEPE / DARGEÇİT / MAZIDAĞI / SAVUR / DERİK / ÖMERLİ / YEŞİLLİ / FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / GAZETELER